Aç mısınız? Sofra hazır!
Kültür & Sanat

Aç mısınız? Sofra hazır!

Aç mısınız? Daha açıkmadınız mı? Ama nasıl olsa acıkacaksınız? Sofra hazır, Yemekten önce bir içki alır mıydınız? Ya da bir yudum kan? Veya bir yudum senin olmayan, başkasının hakkını, yetmez tabii… Peki, bir başkasının hayatını, alır mısınız?
Bu oyun, iştahlı bir yüzleşmeye bekliyor sizleri. Bakırköy Belediye Tiyatroları sezonun bitmesine yakın da olsa nihayet yeni bir oyun sahneye koydu. Bu mevsim Tiyatroadam ve Babasahne’de başarılı oyunlara imzasını atan usta oyuncu Emrah Eren üstleniyor oyunun yönetmenliğini… Friedrich Dürrenmatt’ın “Duruşma Gecesi”, “Oyun”, “Tehlikeli Bir Oyun”, “Traps” gibi farklı adlarla yayımlanan kısa romanı “Die Panne”den uyarlanan “Kazanova”; seyircisini, abartılı bir yemek masasına konuk ediyor.
Bu grotesk oyun, seyirciyi modern şehirlerin kapitalist düzeninde ne kadar masum kalınabileceği sorusuyla baş başa bırakırken, gülümsemeyle, kahkahanın sınırında tutuyor.
Varlıklı, başarılı bir işadamı olan, iki çocuk babası bir adam iş seyahati için çıktığı yolda arabası bozulunca bir taşra kasabasında mahsur kalır. “Pek önemli bir şey değil ama yine de bir arıza”dır işte. Bu arıza, hali vakti yerinde kahramanımızı emekli bir ihtiyarın evinde tuhaf bir akşam yemeğine katılmaya mecbur bırakır. İsteksiz de olsa bu davete katılan adam, tuhaf bir oyunun içinde bulur kendini. Bu oyun içinde oyun, bir mahkeme de, bir dava üzerine kuruludur. Mahkeme ama gerçek değil, bir dava ama gerçek değil, adı üstünde bir oyun. İçses, vicdan yakanı bırakmaz, mevki için, koltuk için, canını yaktığın, hayatını mahvettiğin hatta ölümüne sebep olduğun insanların sesi; hatırla o koltuğa nasıl oturduğunu hatırla… Geçmişi duymak, geleceği koklamak gibi… İşadamını Erol Ozan Ayhan canlandırıyor. Oyundaki başarılı performansıyla avukatı canlandıran Burak Dur kesinlikle alkışı hak ediyor, ama asıl beni şaşırtan ve oyunun sürprizi hizmetçi rolündeki Damla Karaelmas. Kırmızı kirpinin yaşadıkları gözümüzde canlandı… Çok iyi bir karakter ile oyuncu eşleşmesi diyebiliriz Karaelmas için… Sahnede göreceğiniz her şeyin gerçek olamayacak kadar abartılı olduğunu söyleyen Eren, “Neşe, tensel zevk, düşünsel süreç, hepsi… Ve hep birlikte bu gerçek olamayacak kadar büyük gerçekliğe gülerken gerçek olamayacak kadar kaçışsız bulacağız kendimizi kendi gerçeğimizden” diyor.
Eren, “Dürrenmatt, eserlerini yirminci yüzyılın ortalarında vermiştir. Tiyatro anlayışını da tarihin bu dehşetli döneminde Bertolt Brecht’le aynı yıllarda geliştirmiştir. Kendisine göre “atom bombasının var olduğu bir dünyada artık saf trajedi anlamsız”dır. Çünkü trajedi; suçluluk, ölçü, kontrol, ihtiyaç ve sorumluluk üzerinde biçimlenir” diyor ve ekliyor, “Ve klasik anlamda ‘kahraman’ imkânsızdır. Ancak hâlâ trajediye ulaşma imkanımız vardır. Bunu, çağın ruhu göz önüne alındığında sadece grotesk başarabilir. Yine yazara göre sahne üstü sanatı, ‘abartı’ya muhtaçtır. Bu da bizi Dürrenmatt’ın grotesk trajikomedisinin dehasıyla buluşturur. Brecht’in kullandığı ‘yabancılaştırma’ efektini Dürrenmatt grotesk üslubuyla kullanır. Ona göre, seyirci, düşünsel uzaklığı, sahnede gördüğünün gerçek olamayacak kadar abartılı olduğunun farkındalığıyla yakalar” diyor.
Oyunda, Damla Karaelmas, Erol Ozan Ayhan, Faruk Üstün, Hüseyin Emere Koç, Burak Dur ve Ali Kil rol alıyor. (‘Kazanova’ 24-25 Nisan’da saat 20.30’da Yunus Emre Kültür Merkezi Turhan Tuzcu Sahnesi’nde sahnelenecek.)